Adsense

PS2 döneminde çıkan Shadow of the Colossus oyununun remake versiyonu olan sürümü, 2020 yılının mart ayında Playstation Plus kullanıcılarına ücretsiz olarak sunuldu. Oyunun hikayesini ve ilk sürümünü hiç bilmeyenler tarafından oyun oldukça eleştiriliyor. Oyunu PS2 zamanında oynayanlar ise oyuna duydukları saygıdan ötürü bu eleştirileri haksız buluyorlar. Ben de oyunla yeni tanışanlardanım ve kendi fikirlerimi aktaracağım. Oynanış hakkında ufak spoilerlar içerebilir, hikaye hakkında spoiler vermeyeceğim.
oyunu ps plus ile almıştım ve az önce bitirdim. çok kızdığım ve nefret ettiğim yerler de var, çok sevdiğim yerler de. oyun çok mükemmel olabilecekken barındırdığı hatalar yüzünden maalesef herkes tarafından sevilemiyor. oyunun eski hâlini bilenler saygıdan ötürü eleştiri kabul etmiyorlar ancak oyunu oynarken göze batan çok nokta var, sayayım.

tabii ki en başta kontroller ve kamera açıları. aslında kontrollerin zor olmasının en büyük nedeni, kamera açısını oyunun çoğunlukla kendisinin belirlemesi. örneğin atı sürerken bile çok garip açılardan gösterdiği için gideceğiniz yeri bulmak bile zorlaşabiliyor. pek çok dönüş yerini kamera açısından ötürü kaçırdığım için yolu uzattığım oldu. onun haricinde devin üzerindeyken de sinematik açıdan güzel görünsün diye kamera açıları sürekli değişiyor, kimi zaman karakterinizi bile göremiyorsunuz ve açının bir şekilde değişmesini bekliyorsunuz. bu gibi sorunlar tam heyecanla savaşırken insanın heyecanını baltalıyor ve keyif kaçırıyor. dev öldükten sonra da saçma buglar oluşup karakterimiz devin içindeymiş gibi falan gösterebiliyor.

bir diğer kötü durum, bir devi bulmaya giderken diyelim 100 km mesafe var. 99 km gittiniz ve bir yerden geçmeniz gerekiyor son olarak. o yerden geçerken eğer düşüp falan ölürseniz, bölümün taa en başından başlıyor ve tekrar atla 100 km yol tepmeniz gerekiyor. yol boyunca keyifli hiçbir şey olmadığı için ve aynı yolu tekrar gideceğiniz için çok can sıkıcı bir durum. yolda grafikler çok güzel evet ama aynı görüntüleri tekrar görerek yol gitmeyi sevmiyorum. zaten yolların çoğunda sıkıldığım için en kısa sürede gidebilmek adına youtube'tan izleyerek dev bulduğum da oldu.

bir diğer durum ise devleri hep aynı şekilde öldürmek. bulmacalardan bahsetmiyorum, evet her dev için yaratıcı değişik bulmacalar vardı ve çözmesi eğlenceliydi. ama devin üstüne yapıştıktan sonra neredeyse hepsinde aynı şeyi yaparak sadece 2-3 bölgesine kılıç saplayarak öldürüyoruz. bu durum çeşitlendirilebilirdi, en azından bazı uzuvlarını koparabilseydik falan gibi şeyler olabilirdi. bunun yerine bulmacalarda farklılık yaratmaya çalışmışlar, ikisi birden olsa daha tatlı olurdu.

son olarak da platform oyunuymuş gibi gösterilmesine rağmen çok dar bir platform oynanışı vardı oyunda. gitmemiz gereken bir yer olduğu için 10 metre yukarı zıplayabilirken, oynayışa etki etmeyecek bir yerse 2 metre bile zıplayamayan karakter can sıkıyor, gerçekçiliği baltalıyor. devlerin üzerindeyken platform oyunu evet ama açık dünyada hiç öyle değil.

yine de her şeye rağmen oynaması keyifliydi ve farklı bir deneyimdi. tekrar oynar mıyım, sanmıyorum çünkü bulmacaları çözme keyfi de olmayınca bir esprisi kalmaz oyunu tekrar oynamanın.

Yorum Yazın

Daha yeni Daha eski